Antalya'da hayvan hakları savunucuları, 7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda yapılan değişikliklere tepki göstermek amacıyla "Yaşam Nöbeti" etkinliği kapsamında yürüyüş düzenledi. Aydın Kanza Parkı'ndan Cumhuriyet Meydanı'na kadar süren yürüyüşün ardından platform temsilcileri kamuoyuna açıklamalarda bulundu. Katılımcılar, sokakta yaşayan hayvanların yaşam hakkını esas alan uygulamaların hayata geçirilmesini istedi.
TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDAN DESTEK GELDİ
Türkiye Hayvan Hakları Platformu, Antalya Hayvan Hakları Platformu ve Attalos Pati Gönüllüleri öncülüğünde düzenlenen etkinliğe farklı şehirlerden çok sayıda hayvan hakları savunucusu katıldı. Cumhuriyet Meydanı'nda bir araya gelen grup, "Kısırlaştır, aşıla, rehabilite et, yerinde yaşat" yaklaşımının yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Katılımcılar, 7527 sayılı düzenlemenin geri çekilmesi çağrısında bulundu.
Hayvan Hakları Platformu Antalya Sorumlusu ve Attalos Pati Gönüllüleri Sorumlusu Özlem Başargil, yalnızca sokak hayvanlarının değil, orman yangınlarında yaşamını yitiren tüm canlıların da unutulmaması gerektiğini söyledi. Başargil, yaşam hakkının bütün canlılar için ortak bir değer olduğunu ifade etti.
YAŞAM ZİNCİRİNE VURGU YAPTI
Konuşmasında doğanın bütünlüğüne dikkat çeken Özlem Başargil, insanların doğanın sahibi değil, yaşam zincirinin bir parçası olduğunu belirtti. Toprağın, suyun, ormanların ve tüm canlıların yaşam hakkının korunmasının geleceğin korunması anlamına geldiğini dile getirdi.
Başargil, yaşam zincirindeki her canlının ekosistem açısından önemli bir görev üstlendiğini belirterek, doğadaki dengenin bozulmasının insan yaşamını da doğrudan etkilediğini söyledi.
MERHAMET VE VİCDAN ÇAĞRISI
Basın açıklamasında toplumsal huzurun temelinde merhamet ve vicdanın bulunduğunu ifade eden Başargil, şiddetin ve kutuplaşmanın arttığı bir ortamda yaşam hakkının korunmasının daha da önem kazandığını dile getirdi.
Başargil, toplumun tüm kesimlerinin ortak bir vicdan etrafında buluşmasının hem insanlar hem de hayvanlar için daha güvenli bir gelecek oluşturacağını kaydetti.
YASA DEĞİŞİKLİĞİ ELEŞTİRİLDİ
Etkinlikte konuşan Başargil, 7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda yapılan değişikliklerin yaşam hakkını önceleyen anlayıştan uzaklaştığını savundu. Düzenlemenin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Başargil, çözümün bilimsel yöntemlerden geçtiğini ifade etti.
Katılımcılar da mevcut uygulamaların yerine koruyucu politikaların geliştirilmesini talep etti.
GÜNDEMDEKİ SORUNLARA DİKKAT ÇEKİLDİ
Başargil, ülkede kadın cinayetleri, çocuk istismarı, trafik kazaları ve orman yangınları gibi birçok önemli sorun bulunduğunu belirtti. Sokakta yaşayan hayvanların toplumdaki bütün sorunların kaynağı gibi gösterilmesinin doğru olmadığını ifade eden Başargil, yaşam hakkının bütün canlılar için eşit şekilde korunması gerektiğini söyledi.
ORMAN YANGINLARINDA YAŞAMINI YİTİREN CANLILAR UNUTULMADI
Açıklamada son dönemde yaşanan orman yangınlarının yalnızca ağaçları değil, doğal yaşamın tamamını etkilediği vurgulandı. Yangınlarda kuşlardan kirpilere, kaplumbağalardan tilkilere kadar binlerce canlının yaşamını kaybettiği hatırlatıldı.
Katılımcılar, doğal yaşamın korunmasının yalnızca çevre meselesi olmadığını, aynı zamanda gelecek nesillere karşı bir sorumluluk taşıdığını ifade etti.
BİLİMSEL ÇÖZÜM ÇAĞRISI YAPILDI
Basın açıklamasının sonunda platform temsilcileri, 7527 sayılı yasanın yeniden gözden geçirilmesini istedi. Katılımcılar, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun temel ilkelerine uygun şekilde kısırlaştırma, aşılama, rehabilitasyon, yerinde yaşatma ve toplumsal farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılmasının kalıcı çözüm sağlayacağını belirtti.
Hayvan hakları savunucuları, yaşam hakkını merkeze alan politikaların uygulanması için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade ederek etkinliği tamamladı.