Antalya'nın Manavgat ilçesindeki muz üreticileri, seradan alım fiyatlarının aniden düşmesi nedeniyle zor günler geçiriyor. Birinci kalite muzun kilogram fiyatının 20-25 lira seviyesine kadar gerilediğini vurgulayan üreticiler, katlanan üretim maliyetleri karşısında bu rakamlarla sürdürülebilir bir tarım yapamayacaklarını belirtiyor.
Yaşanan sert fiyat düşüşüne tepki gösteren muz üreticilerinden Mustafa Sami Atalay, tarımdaki girdi maliyetlerinin çok yüksek olduğunu ifade etti. Atalay, "Yurt dışından gelen muzun maliyeti ile bizim üretim maliyetimiz arasında uçurum var. İşçilik, gübre, mazot ve diğer tüm girdilerimiz dörde katlandı. Buna rağmen muz fiyatları yerinde sayıyor. Bugün birinci sınıf muz serada 20-25 liradan alıcı buluyor. Böyle kaliteli bir ürün için bu fiyatlar kabul edilebilir değil" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
MUZ ÜRETİMİ DESTEKLERLE BİRLİKTE 4 KAT ARTIŞ GÖSTERDİ
Türkiye'de 2015 yılına kadar sadece Mersin'in Anamur ve Bozyazı ilçeleri ile Antalya'nın Gazipaşa ve Alanya ilçelerinde yoğunlaşan muz üretimi, sağlanan devlet destekleriyle yeni bir boyut kazandı. Sübvansiyonlu tarım kredileri, hibeler ve teşvikler sayesinde örtü altı üretim hacmi yaklaşık dört kat büyüdü. Eskiden yalnızca sahil şeritlerinde ve açık alanlarda yapılan bu üretim, artık her iki kentin neredeyse tüm kıyı ilçelerinde devasa seralara taşındı. Bu sayede üreticiler yılın 12 ayı boyunca kesintisiz hasat imkanına kavuştu.
YILLIK MUZ REKOLTESİ 900 BİN TON SINIRINI AŞTI
Ülke genelindeki muz üretimi, 2010-2015 yılları arasında yıllık 210 ila 270 bin ton arasında seyrediyordu. Ancak 2016 yılından itibaren üretim grafiği hızla yukarı yönlü ivme kazandı. Türkiye'nin muz üretimi 2016'da 305 bin ton, 2017'de 369 bin ton, 2018'de 498 bin ton ve 2019'da 548 bin ton olarak kayıtlara geçti. Yükseliş trendini sürdüren rekolte, 2020 yılında 728 bin tona, 2021'de 883 bin tona, 2022'de ise 997 bin tona kadar ulaştı. Sonraki yıllarda hafif bir düşüş yaşayan üretim miktarı; 2023'te 930 bin ton, 2024'te 875 bin ton ve 2025 yılında 864 bin ton olarak gerçekleşti.
SERALARDA TEKNOLOJİK AVANTAJLA 12 AY BOYUNCA KESİNTİSİZ HASAT YAPIYORUZ
Manavgat, örtü altı muz üretiminde Türkiye'nin en stratejik merkezlerinden biri haline geldi. İlçedeki toplam sera alanı kısa sürede 25 bin dönüm sınırına ulaştı. Manavgat'ta 10 yıldır profesyonel olarak muz üretimi yapan Mustafa Sami Atalay, yaklaşık 9 yıl önce sadece 300-500 dönüm olan sera varlığının bugün çok hızlı bir büyüme kaydettiğini açıkladı. Atalay, gelişen teknolojiyle birlikte artık seralarda 12 ay boyunca kesintisiz üretim yapabildiklerini belirtti.
Normal şartlarda muz fidelerinin nisan-mayıs ve eylül-ekim olmak üzere iki farklı dönemde dikildiğini anlatan Atalay, üretim sürecini şu sözlerle özetledi: "Dikimden 6 ay sonra bitki doğurmaya başlar, 10-12 ay sonra da meyveleri keseriz. Normalde bu dönemlerin haricinde yoğun bir hasat olmaz. Ancak biz seralardaki ısıtma ve filiz bırakma avantajlarını doğru kullanarak takvimi tüm yıla yaydık. Artık seranın bir tarafında kesim yaparken, diğer tarafında yeni meyve doğumlarını izliyoruz."
BİZİ EN ÇOK SIKINTIYA SOKAN DURUM MEVCUT İTHALAT REJİMİDİR
İç piyasadaki tüketim talebiyle ilgili hiçbir sorun yaşamadıklarını belirten Mustafa Sami Atalay, yerli üreticinin en büyük sıkıntısının dış ticaret politikaları olduğunu savundu. İthalat rejiminin gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Atalay, "Piyasaya ithal muz girdiği an yerli üretici olarak patinaj yapmaya başlıyoruz. Bizim işçilik, gübre ve mazot masraflarımız katlanırken yerli muzun fiyatı dibe vuruyor. İkinci kalite muza serada 10 lira fiyat veriyorlar. Bugün iki sakız parasına, bir yumurta fiyatına muz satıyoruz. Bir ekmeğin 15 lira, basit bir çikolatalı gofretin 25 lira olduğu piyasada bu durum adil değil. Elbette mayıs ve haziran aylarında yaz meyvelerinin çıkması muza yüzde 10-20 oranında bir etki yapar. Ancak fiyatlar hiçbir zaman 50-60 liralardan 10-20 liraya kadar düşmemeli. Yetkililerin ithalat rejimini acilen yeniden düzenlemesi gerekiyor" dedi.