HABER 17-08-2026 21 Okunma

Antalya'da deprem alarmı! 6 ilçe için kritik uyarı

METİN

17 Ağustos depreminin yıl dönümünde Antalya’nın deprem gerçeği yeniden gündemde. Uzmanlar 6 ilçede zemin ve yapı güvenliğinin önemine dikkat çekiyor.

Antalya'da deprem alarmı! 6 ilçe için kritik uyarı

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yılında Türkiye’nin deprem gerçeği yeniden gündemin ilk sıralarına taşındı. Antalya’da ise kentin deprem tehlikesi, zemin koşulları ve mevcut yapıların güvenliği uzmanların değerlendirmeleriyle yeniden tartışılmaya başladı.

Antalya kent merkezinin doğrudan üzerinden geçen büyük ve yüzeye yakın aktif bir fayın bulunmaması, kentin deprem tehlikesi taşımadığı anlamına gelmiyor. Akdeniz açıklarındaki tektonik hareketler ve çevredeki aktif fay sistemleri, Antalya ve ilçeleri açısından deprem riskinin çok yönlü ele alınmasını gerektiriyor.

ANTALYA ÇEVRESİNDEKİ DEPREMLER DİKKAT ÇEKİYOR

Antalya ve çevresinde son yıllarda meydana gelen sarsıntılar, bölgedeki sismik hareketliliği bir kez daha ortaya koydu.

19 Ekim 2021’de Kaş açıklarında 6,0 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Alanya açıklarında 5 Ocak 2022’de 5,3 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi. Kaş açıklarında 25 Ocak 2023’te meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki deprem de bölgede hissedildi.

29 Kasım 2024’te Gazipaşa açıklarında yaşanan 4,8 büyüklüğündeki deprem ise Alanya ve çevresinde hissedildi.

Bu sarsıntılar, Antalya’nın deprem tehlikesini yalnızca kent merkezinden geçen bir fay üzerinden değerlendirmemek gerektiğini gösteriyor.

BATI ANTALYA'DAKİ 5 İLÇE ÖNE ÇIKIYOR

Uzmanların değerlendirmelerinde Antalya’nın batısındaki ilçeler özellikle öne çıkıyor. Kemer, Kumluca, Finike, Demre ve Kaş; hem çevredeki fay sistemleri hem de bölgesel zemin özellikleri açısından dikkatle incelenmesi gereken ilçeler arasında bulunuyor.

Akdeniz Üniversitesi Deprem Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ramazan Özçelik’in değerlendirmeleri, Antalya’nın batı kesimlerine doğru deprem tehlikesinin daha fazla dikkate alınması gerektiğine işaret ediyor.

Fethiye-Burdur Fay Zonu ile Antalya-Kıbrıs arasındaki deniz içi tektonik yapılar, bölgede meydana gelebilecek güçlü depremler açısından önem taşıyor. Bu kaynaklarda oluşabilecek büyük depremler Batı Antalya’nın yanı sıra kent merkezinde de hissedilebilir.

DEPREM RİSKİ SADECE FAYLA ÖLÇÜLMÜYOR

Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı da Antalya’nın deprem tehlikesinin birden fazla tektonik unsur birlikte değerlendirilerek ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

Deprem sırasında oluşabilecek hasarı yalnızca depremin büyüklüğü ve merkez üssü belirlemiyor. Zeminin yapısı, yeraltı su seviyesi, yapıların özellikleri ve bölgedeki yapılaşma biçimi de olası hasarın boyutunda önemli rol oynuyor.

Bu nedenle uzmanlar, Antalya’daki deprem değerlendirmelerinde fayların yanı sıra yerel zemin koşullarının ve yapı stokunun da dikkate alınmasını istiyor.

KAŞ, DEMRE, FİNİKE VE KUMLUCA'DA ZEMİN FARKI

Jeoloji mühendisi Dr. Koray Koç’un değerlendirmelerinde Kaş, Demre, Finike ve Kumluca ilçeleri deprem tehlikesi açısından öne çıkıyor.

Kaş’ın önemli bir bölümünde ana kaya yapısının bulunması zemin açısından farklı bir tablo ortaya koyuyor. Demre, Finike ve Kumluca’daki alüvyonlu kıyı ovaları ise farklı zemin özellikleri nedeniyle ayrıca değerlendirme gerektiriyor.

Özellikle yeraltı suyunun yüksek olduğu alanlarda deprem dalgalarının büyümesi ve bazı bölgelerde sıvılaşma ihtimali, yapı güvenliği açısından önem taşıyor.

Bu nedenle aynı büyüklükteki bir deprem, farklı zemin koşullarına sahip bölgelerde yapılarda aynı etkiyi oluşturmayabiliyor.

ALANYA'DA YUMUŞAK ZEMİN UYARISI

Antalya’nın doğusunda ise Alanya’nın zemin özellikleri dikkat çekiyor. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhittin Eren Uçkan, ilçenin bazı bölgelerinde yumuşak zeminlerin bulunduğuna dikkat çekiyor.

Yumuşak zeminlerde deprem dalgaları büyüyerek yapılara ulaşabiliyor. Bu durum, olası bir depremde yapıların maruz kalacağı sarsıntının değerlendirilmesinde zemin koşullarının önemini artırıyor.

Özellikle kıyıya yakın ve alüvyon karakterli bölgelerde bulunan binaların güvenliği yalnızca yapı yaşı üzerinden değerlendirilmemeli. Bina özellikleri ile zemin koşullarının birlikte incelenmesi gerekiyor.

“ANTALYA'DA DEPREM OLMAZ” DÜŞÜNCESİNE UZMANLARDAN DİKKAT

Uzmanların değerlendirmeleri, Antalya’nın deprem tehlikesinin tek bir fay üzerinden ele alınamayacağını ortaya koyuyor.

Akdeniz’deki tektonik hareketlilik, çevredeki fay sistemleri, kıyı ilçelerinin zemin özellikleri ve mevcut yapı stoku birlikte değerlendirildiğinde Antalya’nın deprem hazırlığı konusunda kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyduğu görülüyor.

Özellikle Kemer, Kumluca, Finike, Demre, Kaş ve Alanya’da zemin özellikleri ile yapı güvenliğinin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi önem taşıyor.

YAPI GÜVENLİĞİ ÖNCELİKLİ KONULAR ARASINDA

Deprem riskini azaltmanın en önemli adımlarından biri mevcut yapıların güvenlik durumunu belirlemekten geçiyor. Yapıların teknik açıdan incelenmesi, riskli yapıların tespit edilmesi ve gerekli durumlarda güçlendirme çalışmalarının yapılması olası can ve mal kayıplarını azaltabilir.

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yılında Antalya için ortaya çıkan tablo, “deprem olmaz” düşüncesinin yerine bilimsel verilerle hareket edilmesi gerektiğini gösteriyor.

Antalya’da deprem hazırlığının yalnızca olası bir sarsıntının büyüklüğüne göre değil, fay sistemleri, zemin özellikleri ve yapı güvenliği birlikte değerlendirilerek yürütülmesi gerekiyor.

Copyright © 2026 Tüm Hakları Saklıdır.
MENÜ